EMİN ÇAYIRLIOĞLU



Alipaşa’nın yaşlı ve bilge kedileri semtlerinin yaşlı ve bilge kedilerinin yaşlı ve bilge atalarından öğrendikleri bilgilerle tanımış oldukları otuzlu ve kırklı yılların Çengel Emin lakabıyla nam salmış önemli topçusundan arada sırada da olsa cami köşelerinde, araba altlarında ve çöp tenekeleri yöresinde konuşlanmış tıfıl kedilere söz ederler. Çengel Emin’in kimin olduğundan, futbolundan, serüvenlerinden bahsederler.
 

 

Çengel Emin önemli bir Davutpaşa yiğidi. Çünkü onu Beden Terbiyesi’nce tescil edildiğimiz ve liglere katılmaya hak kazandığımız 1936-37 mevsimi kadrosunda da görüyoruz; ilk kez şampiyonluk yaşayarak ikinci İstanbul kümesinden birinci kümeye çıktığımız 1941-42 mevsiminde de, Beşiktaş gibi, Galatasaray gibi, Fenerbahçe gibi, Vefa gibi devlerle mücadele ettiğimiz 1942-44 arası kadromuzda da. Çengel Emin uzun yıllar başarıyla formamızı terletmiş bir Davutpaşa kahramanı.

 

Emin Çayırlıoğlu 1914 doğumlu. Davutpaşa’da topçu ve yönetici olarak geçen senelerin dışında Yedikule’nin de kurucularından biri.

 

Çengel Emin’in hayatının önemli kısmı Cerrahpaşa’da, Hacı Kadın hamamı ve camisinin sırasındaki evde geçmiş. Tabi buna matbaasının bulunduğu caddeyi de ekleyeyim. Gülhane’ye inen Anbarlar Caddesi’nde, Öğüt Basımevi adını taşıyormuş bu matbaa. Aşağısı matbaa, üstü evmiş bu mekanın. Çayırlıoğlu 1965-85 arasını burada geçirmiş. Merter’de de oturmuş bir ara.

 

Eşi Nezahat hanım ile yaptığı evlilikten üç çocuğu olmuş. Öğüt, Necdet ve Hicran.

 

Çayırlıoğlu’nun ilk dokuz yılı Selanik’te geçmiş olmalı. Aile 1923 senesinde mukabele sırasında gelmiş Türkiye’ye. Tekirdağ Şarköy’e yerleşmiş. Matbaa işleri de aileye özgü bir sanat. Çünkü kırklı yılların sonunda Çayırlıoğlu’nu, Hürriyet gazetesi kurulduğunda Sedat Simavi’nin yanında çalışırken görüyoruz.

 

Emin Çayırlıoğlu’nun annesi Mihriban hanım Selanik kökenli. Kahramanımızın lisansiye olduğu kulüp Davutpaşa. Alipaşa’nın bilge kedileri onun 1.72 boyunda, çok koşan, enerjik ve kaya kadar sert bir sağ haf olduğunu söylüyorlar, ben onların yalancısıyım. Aynı mırnavlar Çengel’in kırkların ortasında top tepmeyi bıraktığını belirtiyorlar. Ben onun adına en son ikinci İstanbul liginde oynayan kadrolarda rastladım 1945-46 sezonunda.

 

Alipaşa’nın edepli kedileri Çengel abilerinin cömert biri olduğunu anlatıyor; matbaacılık işinde büyük usta olduğunu, disiplinli ve sert bir kişilik taşıdığını, en büyük hobilerinin ayaktopu ve oğlu Erdoğan Hün’ün fotoğraflarını biriktirmek olduğunu, eğlence dünyasına düşkünlüğünü, yakışıklılığını, bakımlılığını, yazlıklarını, çiftliklerini. Alipaşa’nın ahlaklı kedileri Emin abilerinin Kumburgaz’da ilk villa yapan (Emin Yalısı) kişinin de bu Davutpaşa yiğidi olduğunun altını çiziyor.

 

Emin Çayırlıoğlu’nun en kötü alışkanlığı sürekli tüttürdüğü cigarasıymış. Badem bıyıkları Clark Gable’dan esinliymiş. Ford arabası oldukça fiyakalıymış, iyi araba kullanırmış. Tiyatroya da, sinema salonlarına da gidermiş, Türk Sanat Müziği tutkunuymuş.

 

Ölümü geçirdiği kalp krizi nedeniyle Çengel Emin’in. Ve gücüne kuvvetine karşın kavga etmezmiş, hep barıştan yana olmuş, savaştan değil!