İSMAİL ERİŞ



İSMAİL ERİŞ (1901 – 197?)
Albay Mahir Yağızer, Davutpaşa tarihini belgelediği defterlerinde 1926 yılındaki kuruluşumuzu şöyle anlatıyor.
 
‘’Davutpaşa Ortaokulu talebelerinden on, on iki kadar genç, Fehmi Unç’un evinde bir toplantı yaparak bir kulüp kurmaya karar verdiler. Ama semt epey tutucuydu, futbola pek sevecen gözlerle bakmıyordu. Top lafını eden gençler babalarından dayak yiyordu.
 
Top düşkünü gençler ilkin Davutpaşa Camii avlusunda, bezden yaptıkları topla iddialı şekilde oynamaya başladılar. Biraz zaman geçti; aralarında topladıkları 125 kuruşla 5 numara sırımlı bir top almayı başardılar.
 
Cami avlusu dar gelmeye başlayınca topa sevdalı gençler, Çukurbostan meydanında deve dikenleri ve baldıran otlarını temizleyerek bir idman sahası yaptılar.
 
Bu günlerde Yedikule-Samatya arasında, demir kale direkleri bulunan Şark Şömendöfer kulübüne ait olan sahada birçok gayrımüslim takım maçlar tertipliyor; bu karşılaşmalara Türk takımı olarak sadece Şarkşömendöfer ile Samatya Şark İdman katılıyordu. Semtin genç gurupları da bu topçuları hayranlık ve heyecanla izliyordu.
 
İşte semt sakini bu gençlerden İsmail Eriş, A.FahriErturhal, Ali Rıza Öğüt, Saim Öğüt, Fehmi Unç, Emin Kumral ve Salih Kupşi  1 Ocak 1926 Cuma günü Cemiyetler Kanununa uygun biçimde kurmuştu kulübü.
 
Kulübün adı: Davutpaşa Gençlerbirliği
Renkler: Kavuniçi – kahverengi
Alameti: Kalp üzerinde turuncu yıldız
Gayesi: Memleket sporuna hizmet
 
Maddi koşullar gençleri derin derin düşündürüyordu. Sadece bir toptu ellerindeki. Başka malzemeleri yoktu. Fakir semtin sporsever ahalisi ayda 25 kuruş vermeyi taahhüt ederek kulübe üye oldu. Bu para ile şort, tozluk, pabuç ve bir de yedek top temin edildi. Ancak forma bulmakta sıkıntı çektik. Çünkü kavuniçi ve kahverengi renkli kumaş piyasada yoktu. Neyse ki Aksaray kulübünden bir takım lacivert forma ve ardından da Sakarya kulübünden bir takım yeşil-sarı çubuklu forma hediye edildi de maçlara çıkabildik!
 
Malzeme bir çuval içinde, kahve köşesinde saklanıyordu. Gençler de Hekimoğlu Ali Paşa Caddesindeki, bugünün havuzlu kahvesinde oturuyordu. Şimdi sıra gençleri kahve köşesinden kurtarmanın zamanıydı! Bir kurul oluşturuldu ve Evkaf’a müracaat edildi. Kulübe,  Hekimoğlu Ali Paşa Camii kütüphanesi kulüp binası tahsis edildi böylece.    
 
Çukurbostan’a sığmayan ateşli gençlerimiz Arapkuyusu sahasına koşmaya başladı; birçok Rum ve Ermeni takımıyla özel maçlar yapıldı. Rakipler genelde gayrıfedere takımlardı ve belirli bir renk ve isim taşımıyordu.’’
 
İşte Alipaşa kedilerinin çoktan unuttukları İsmail Eriş kulübümüzün kurucu yiğitlerinden biriydi ve dahası 1926-29 arasında başkanlık yapmıştı.
 
Şimdi yine Yağızer’in defterlerde, Eriş için dediklerine kulak verelim. ‘’Kulübün müessislerinden biri olan ve ilk başkanlığımızı 1926-1929 yılları arasında üstlenen İsmail Eriş 1901 yılında İstanbul’da doğdu. Kulübe hizmeti hem kurucu, hem futbolcu, hem başkan, hem de yönetici olarak yıllarca sürdü. Başkanlığı üç yıl yapmış, bayrağı 1929 senesinde, otuz yıl kulübü yönetecek olan Ömer İpek’e teslim etmişti. Vücutça şişman yapılıydı. Topçuluğu 1926-1933 yılları arasında olmuş, sonrasında sadece emekli takımlar arasında yapılan maçlarda sahaya çıkmıştı. Başkan olmasına rağmen, maçlarda sıradan bir taraftar gibi heyecan duyar, bağırır çağırırdı.’’