İSMAİL DANIŞ




 







 
İsmail Danış Davutpaşa’da bolca yer alan İsmail’lerden biri. Belki Esekapı ve Alipaşa kedileri arasında ünü, Çukurbostan efsanesi İsmail Mehmet Erdoğan ya da Trabzonspor’da top koşturmuş İsmail Küpoğlu kadar yaygın değil ama yıllardan beri forma giydiği, düzenlemelerinde bizzat çalıştığı hem ulusal, hem de uluslararası veteran maçları nedeniyle epey tanınan, epey sevilen, büyüklerine saygılı, küçüklerine şefkat dolu bir İsmail o. General Kılıç onu böyle tanımlıyor. Bu sözcüklerle.
 
İsmail Danış 18 Ekim 1958, Bakırköy doğumlu. Tüm yaşamı Bakırköy’de geçmiş bir Bakırköylü hem de. Kartaltepe mahallesi kedilerinin 54 yıllık İsmail abisi.
                    
Baba Bayram Danış serbest meslek sahibi, anne Alime ev hanımı. Yedi kardeşten ikisi kız, beşi erkek.
 
Danış Bakırköy Behramağa İlkokulu, Bakırköy Merkez Ortaokulu ve Lisesi’nde almış eğitimini.
 
Danış kolayca tahmin edilebileceği gibi Bakırköyspor’da başlamış top tepmeye. Minik ve genç takımlarda, sonra A kadroda. Yetmişlerin başı. Yedi sekiz yıl sürmüş bu deneyim. Bakırköyspor o günlerde birinci amatör kümede.
 
Antrenörünü hiç unutamamış Danış Bakırköy günlerinde; çok sevmiş, çok şey öğrenmiş kendisinden. Taksim’in gözlüklü sol beki Garbis, bu değerli çalıştırıcı. Danış onun hem insanlığını, hem sporcu ruhunun derinliklerine varmış oluşunu, hem ayaktopu bilgisini övgüyle anıyor.
 
Danış’ın askerlik seneleri 1977-79 arası. Acemi birliğini de, ustalık dönemini de İzmir’in Narlıderesi’nde yapmış. Bu yıllarda Karagücü takımında top koşturmuş; İzmir birinci amatör kümesinin güçlü armadasında. Sol bek oynamış, libero görevini de üstlenmiş arada sırada.
 
Askerlik sonrası İstanbul birinci amatör küme takımlarından İskenderpaşa’da. Sene 1979. Dört yıl burada forma ıslatmış Danış.
 
Bir sonraki durak ikinci amatör küme takımlarından Telsizspor. İki sene oynamış Telsiz’de. Sevinçle hatırlıyor, hiç yenilgisiz alınan şampiyonluğu ve birinci amatör kümeye yükselmelerini.
 
Bir sonraki durak Yedikule olmuş Danış’ın topçuluk yaşantısında. Üçüncü kümedeymiş Yedikule bu sırada. 1985-7 seneleri.
 
1988 yılında Danış’ı yeniden Telsiz’de buluyoruz. Bir yılboyunca.
 
Seksenlerin sonlarında Danış futbolun yanında toparlayıcılık ve düzenleyicilik özelliklerini gösterip Bakırköy Kartaltepe takımının kurulmasına önayak oluyor. İkinci amatör kümede geçiyor bu günler.
 
Artık doksanlı yıllara geliyoruz. Danış otuzunu devirmiş, deneyimli bir futbolcu. Kavuniçi kahverengi renklerle tanışması, Davutpaşakulübünün formasını giymeye başlaması bu yıllarda. Beş yıl top koşturdum, diyor Danış. Sol bek ve stoperde yer alıyor.
                        
1995-97 arası yeniden kurucuları arasında yer aldığı Bakırköy Kartaltepe’de. Kırk yaşında ise futbolu bırakıyor. Yaşlılık değil nedeni, sakatlanmış olması.
 
Sonra sakatlığı geçiyor Danış’ın ve sahalara dönüyor. Zuhuratbabaveteranlar turnuvasında ve halı saha maçlarında görüyoruz kendisini.
 
Danış’ın veteranlar maçlarındaki hevesi sınır tanımıyor. 1998 sonrası her sene bir ekip toparlayarak Avusturya’daki veteranlar turnuvasına katılıyor. Mayısın son haftası gerçekleşiyor maçlar. İstanbul karmasının değişmez oyuncusu kendisi. Ve bu azimli çalışmanın ürünü de 2012 senesinde alınıyor. Almanya’nın namı cihanı tutmuş BayernMünichveteranlarını yenip şampiyon oluyor İstnabul karması.
 
Danış’ın çalışma hayatı 1979 yılında başlıyor. Askerlik dönüşü. Çelik tel ve tekstil işinde buluyoruz onu. Ve otuz üç yıldır istikrarla çalışıyor. İş yeri Merter’de.
 
Hayatı yağlanmış bir makine gibi düzenle çalışıyor Danış’ın. Tıkır tıkır çalışıyor; anlattıklarından bunu çıkarması kolay. Aile hayatı da bu bağlamda oldukça parlak görünüyor. 1984 yılında evleniyor Filiz hanım ile. Üç de çocuğu oluyor çiftin. Berkcan Bakırköy takımında oynayıp bırakıyor ayak topunu, şimdi üniversite öğrenimi görüyor. Oğulcan Galatasaray’da basket denedikten sonra, üniversiteye adım attığında, Amerikan futboluna merak sarıyor. Ceren de ailenin gözbebeği, üçlünün kız olanı.
 
Danış’ın hobileri müzik ve spor. Sanat müziği ve türk popunu özellikle dinlediğini söylüyor. Televizyonda ekonomi izlencelerini, dizileri, spor karşılaşmalarını izliyor. Bütün yemekleri seviyor, ayırt etmiyor, iyi de aşçı olduğunu belirtiyor.
 
Davutpaşa’ya gelişi yazlıktan komşusu General Kılıç sayesinde. Florya belediye tesislerinde tanışıyor ikili. Pazar sabahları, sabahın yedisinde top oynuyorlar düzenli. Kılıç onu böylece, Aybastı yönetiminde, ikinci amatör kümede zor günler yaşayan ve takım kurmakta zorlanan ekibimize takviye yapıyor.
 
Davutpaşa günlerinden en unutulmaz anı ne yazık ki hastanede biten Gençlerbirliği maçıyla ilgili. Ramazan günü oynanan ve rakibin şampiyonluk hayallerini iki golle yıktığımız ve çıkan olaylar nedeniyle hükmen yengimizle kapanan maçta karşıt seyirciler Danış’a saldırıyor ve kıyasıya kavga çıkarıyor. Bizimkilerin çabası sakatlamandan soyunma odasına gidebilmek oluyor haliyle. Buna da şükür. Ama Seyyit Ateş’in başkanlığındaki Gaziosmanpaşa kulübünün çirkeflikleri aylarca Danış’a tatsız günler yaşatıyor. Çünkü çevresini saran sekiz on kişiden özellikle kafa bölgesine kötü darbeler alıyor.
             
Ama güzel anıları elbette çok daha fazla Danış’ın. Perşembe maçları, Davut Kılıç’ın düzenlemiş olduğu Trakya’daki sayısız özel maç ve jübile karşılaşmaları bunların arasında. Büyük Çekmece Mimar Sinan’da yapılan çekişmeli  maçları da unutmayalım.
                          
Davut Kılıç İsmail Danış’ın biçemini şöyle anlatıyor. ‘’Saha içinde gaddar bir sol bek. Sert. Sol ayağı güçlü. Sol çizgiyi lokomotif gibi kullanır. Gider gelir. Yorulmaz. Savunma yönü kadar hücum yönü de iyi. Ama sertliği adama karşı değil. Kırmızı kart nedir bilmez. Onca müdahaleye karşın sarı kartları bile seyrek. Özverili, arkadaşlarına karşı anlayışlı ve saygılı. Takım kaptanıydı zaten.
              
Arkadaşlık ilişkileri çok kuvvetli. Saha dışında da örnek insan. Pırıl pırıl bir oğlan bu İsmail.’’
 
Şimdi de kendisini Danış tanımlasın. ‘’Alçakgönüllü, paylaşmayı seven, elinden geldiğince gençlere yol gösteren, aile ilişkileri mükemmel biriyim. Çocuklarımın yanında bazen arkadaşım, bazen baba. Yerine göre. Sosyal ilişkilerim kuvvetli, düzgün ve ahlaklı biriyim.
 
Kendime örnek aldığım topçular eskilerden Yasin Özdenak, Mehmet Oğuz, bugünkülerden ise Gassaray’lı Selçuk.‘’